İçeriğe geç
Betrubi yeni oyuncu rehberi logosu BetrubiYeni Oyuncu Rehberi

Betrupi'ye sıfırdan başlayanlar için · ilk on dakikadan ilk aya

· Yazı

Rezil olurum korkusu aslında neyi anlatıyor?

Daha önce hiç çok oyunculu bir tarayıcı oyununa girip, ya beceremezsem diye düşünüp sekmeyi sessizce kapattınız mı? Bu yazı tam olarak o an hakkında.

Yeni oyuncuların ekranın başında takıldığı üç düşünce var ve üçü de birbirine benziyor: rezil olurum, geç kaldım, hiçbir şey anlamam.

Bunlar mantıksız korkular değil. Çok oyunculu oyunlar dışarıdan bakınca gerçekten kalabalık ve gürültülü görünüyor. Ekranda hızla akan isimler, anlaşılmayan kısaltmalar, birbirini tanıyormuş gibi konuşan oyuncular. İlk izlenim ürkütücü.

Ama pratikte durum farklı işliyor. Üçünü tek tek ele alalım.

Birinci: rezil olurum

Bir maçta karşınızdaki insanlar sizin skorunuzu maç bittikten on saniye sonra unutuyor.

Bu abartı değil, gözlemlenebilir bir şey. Çoğu oyuncu kendi ekranına, kendi hedefine bakıyor. Skor tablosunu maç sonunda bir kez açıp kapatıyor ve bir sonraki sıraya giriyor.

Herkes beni izliyor hissi, aslında yeni başlayan herkesin ortak yanılgısı. İlginç olan şu: sizin izlendiğinizi düşündüğünüz anda, karşınızdaki de kendi kaçırdığı atışı düşünüyor.

Bir maçta karşınızdaki insanlar sizin skorunuzu maç bittikten on saniye sonra unutuyor. Çoğu oyuncu kendi ekranına bakıyor.

İkinci: geç kaldım

Bu düşünce sandığınızdan zayıf. Tarayıcı oyunlarının döngüsü kısa; her ay yeni oyuncular akıyor, her hafta birileri ilk maçını oynuyor.

Öğrenme eğrisi yıllara değil, saatlere yayılıyor. On yıllık bir oyuncunun karşısına çıkma ihtimaliniz de düşük, çünkü eşleştirme sizi kendi seviyenize yakın kişilerle bir araya getiriyor. Yeni hesaplar için ayrı bir havuz bile var.

Bu havuzun nasıl işlediğini korumalı eşleşme sayfasında yazdık. Kısası: ilk maçlarınızda karşınızdakiler de yeni başlamış oluyor.

Üçüncü: hiçbir şey anlamam

Kavramların tamamı iki cümleyle açıklanabilecek şeyler. Karmaşık görünmelerinin tek sebebi, kısaltmalarla konuşulması.

Ping, sinyalin gidip gelme süresi. FOV, ne kadar geniş bir alan gördüğünüz. TTK, bir rakibi devre dışı bırakmanın ne kadar sürdüğü. Hepsi bu. Kavram sözlüğünde on bir tanesi birer paragrafla duruyor.

Kısaltmaların yarattığı yabancılık, bilginin zorluğundan değil biçiminden geliyor.

Üçünün ortak noktası

Üç düşünce de bir tahmin. Henüz oynamadığınız bir maç hakkında, tanımadığınız insanlar hakkında ve öğrenmediğiniz kavramlar hakkında. Tahminlerin hepsi ilk maçtan sonra değişiyor.

Peki ne yapmalı?

Korkuyu ortadan kaldırmanın yolu onunla tartışmak değil, küçültmek. Bunun için iki pratik yol var.

Birincisi, karşınızda insan olmayan bir yerde başlamak. İlk Işık tam olarak bunun için uygun: hata yaptığınızda kimse skorunu kaybetmiyor. Eğitim modu da aynı işi görüyor.

İkincisi, ilk maçı küçük bir haritada oynamak. Çırak Meydanı üç kişilik takımlarla oynanıyor; kalabalığın yarattığı gürültü yok.

Bir maç sonra

Bu üç düşüncenin ne kadar sürdüğüne dair kaba bir gözlem: çoğu oyuncuda üçüncü maçtan itibaren yabancılık hissi düşüyor.

Beşinci maçta artık ne yapacağınızı biliyorsunuz. İyi yapıp yapmadığınız ayrı bir konu ve doğrusu ilk ay için hiç önemli değil.

İlk ayda ne beklemeniz gerektiğini ilk ay takvimi sayfasında tablo halinde anlattık.